Anladım ki sözlerimizi işiten insanların (en azından ses çıkaranlarının) ideolojik-kültürel-günlük hayata ait önyargılarıyla uğraşmak gibi gönülsüz bir vazife daha icra etmek zorundayız, bu işi yaparken. Halkçılığı ve halkçı kültürü konuşalım, bir anlayış geliştirelim derken zıt anlayışlar ya da zıtlık anlayışı karşımıza aralıksız bir şekilde çıkacak. Hani şuna da benzemiyor değil. Türkiye'de İrancı kalmamıştır, beş on kişi belki. Ama bu beş on kişi İsmet Özel nerede bir konuşma yapsa orayı bulup İsmet beye itiraz edecek bir nane mutlaka uydururlar. Ya Kuranı Kerimden bir ayet patlatırlar ya milliyetçilikle ilgili atıp tutarlar. İsmet Özel nerde İrancılar orda; ama bu İrancı kardeşlerimizi neden yeşil sahalarda göremiyoruz, mesela, orası bilinmez.
Popülist Kültür Derneği