Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kahramanlık mümkündür, The road

The Road bir kahramanlık filmi. Amerika'dan bizi bulmuş bir kahramanlık filminden bahsedince pek sıra dışı bir durumdan bahsetmiyor olabiliriz, ve fakat sıradanın kahraman olduğu, en akıl almaz koşullarda, basit bir adamın ortaya koyabildiği bir kahramanlıktan bahsediyoruz. Dünya, bir felaketin ardından bildiğimiz anlamından sapmış, yok olmanın eşiğine gelmiştir, her daim kapalı, soğuk bir hava, etrafı saran ölü bitki örtüsü, insanın 'kendisinden' başka yiyecek hiçbir şey bulamadığı bir ortamda bir babayla oğlun, ülkenin güneyine inme yolculuğunu, o uzun yolu anlatıyor. Filmin takdire değer yanı, amerikan afra tafralarına pek meyil etmemesi, sadece eskiden Amerika olan bir yeri, eskiden amerikalı olan insanları görüyoruz o havaya dair. Ki film bundan öncesinde şöyle böyle mutluyduk sahnelerini çok kısa, sadece babanın rüyalarında, aile mutluluğu şablonunda önümüze sunmuş.

Haneke popülist olabilir mi?

Beyaz Bant (Das Weisse Band) filminin yönetmeninden söz ediyorsak evet, mümkün. Ama film popülist bir film değil bu haliyle. 1900’lerin Almanya’sında bir kasabada geçen film, sıradan insanların hayatları, yoksulluğun kuşatıcılığı, devlet – kilise gibi güç odakları karşısında halkın acziyeti gibi unsurları apaçık bir şekilde göstermesiyle popülist bir film olabileceği izlenimini uyandırıyor ilk planda. Fakat simgesel iktidar karşısında konumlandırılan halka bir belirleyicilik, yönlendirme azmi, isteği, hırsı sunmaması gerçekliğini beyhude hale getiriyor. Pasifize edilmiş yoksul halkın kendi marifetiyle herhangi birşeyi değiştirebileceğine, bu türde gerçekleşen bir kolektivizmin meyvelerinin kurtarıcı rol oynayabileceğine dair bir inanç almak mümkün değil filmin bakış açısına göre. Kahraman yok yani filmde. Popülist olma imkanını da burada es geçiyor Beyaz Bant .