Aziz Mahmud Hüdayi yemekhanesinden bahsederken Üsküdar diyerek söze girecektim; ama zaten yerlisi olmayan biri olarak, iki yıldan sonra, pek söyleyecek bir şeyim yok. Üsküdar’da geleneksel sanatlarla uğraşan zengin İslami camia çocuklarından, Kız Kulesi-Kızlarağası Medresesi-Taksim hattında salınan etkinlikçi ve haberci tiplerden, akademisyen sitelerinde oturan Çengelköy-İSAM hattındaki ilahiyatçı ve sosyalbilimcilerden başka pek bir şey görünmüyor. Bu çevrelerdeki faaliyetlere de nihai olarak bir seçkincilik hakim. Halkın kavramakta zorlanacağı konuları tartıştıklarını düşünen, etrafında bir kitleyi hissetmekten kaçınan, topluma değil kendi kafasındaki siyasete ve “öncülük” fikrine, kurumlarının ekonomi politikasına göre konumlanan kişiler, mutasavvıfların bir cümlesiyle bütün hadiseleri tanımlama hikmetindeki ağabeyler, onların geleneksel sanat ürünlerine ve Sezai Karakoç mısralarına 3 ton anlam yükleyen kardeşleri, vesaire. Kabaca; doktrinsiz, siyasetsiz, kültür ve bilgi açısından...
Popülist Kültür Derneği