Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Popülist şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Biz ve onlar.

içlerinden geçenleri anlıyorduk, söylemediklerini. yolsulsunuz, iğrençsiniz, diyorlardı, ne giysiniz var dolabınızda, ne iki türlü yemeğiniz, ne de paranız, sevginize karnımız tok, özgürlükse özgürlük bizim için. sırıtmaya bile gerek duymadan arkalarını dönüyorlar soframıza. oysa biz alın terimizi bölüşürüz, yağma ve haraç bilmeyiz. tütünü öküz için icat ettik, çift sürerken bir cıgara içimi dinlensin diye. öküz bizsek, hani soluk alacak vakit nerde! bu yüzden hor bakıyorlar bize, kanımızı içtiklerinden. bencillik en büyük bereket onlara, beylikleriyse en büyük dolap. Oktay Rifat, Çobanıl Şiirler, Temmuz 1983, Adam y., s. 172

Popülist psikoloji ve popülist şiir bugün dernekte

Melek popülist psikoloji derslerine devam ediyor. Saat 14-16 arası. Ben de bugün klasik kavramından söz edeceğim. Gelenler kendi hazırladıkları klasikler listelerini okuyacak; klasik, kadim, gelenek, kanon kavramları hakkında konuşacağız. İlk günlerdeki teorik yorgunluğu biraz aştık. Dersler sıkıcı olmaktan kurtuldu biraz. İki saat soyut konuşmak hem benim için hem dinleyenler için yorucu oluyordu. Şimdi biraz daha pratik alandayız, aslında teori dediğimiz de pratiğin sorunlarının giderilmesi çabası değil mi.

Neden şiirden söz etmiyorum?

İsmail Pelit bana terstir ama sorularıyla genellikle verimli bir düşünme edimine iter beni. Bu sefer fazla düşünmeyeceğim, çünkü binlerce kere söylediğim gibi popülizm çıtkırıldım düşünceye ve düşünmeye karşı bir tutumu da zorunlu kılıyor. İsmail Popülist blogda neden şiirden söz etmediğimi soruyor. Ben yoksulluktan söz etmek, yoksulluk konusunda ne düşünmemiz, ne yapmamız gerektiği konusunda konuşmak istiyorum ve İsmail bana neden şiirden söz etmediğimi soruyor. Şiirden de akademik çalışmalardan da söz edilebilir. Yeri geldikçe de ediyoruz. Fakat Türk şiirinin hali ortada. Haydar Ergülen Çarşamba Postanesi diye çağrışımlar, kelime oyunları, hayaller üzerine kurulu bir şiir yazmış. Hoş tarafı var şiirin. Ama asıl olanla, dünyayla, halkla hiçbir ilişkisini kuramadım. Neden söz edeyim ki böyle bir şeyden? Ya da bana gelen şiirlerin çoğu "Ben ben ve den den" şeklinde devam ediyor. İsmail Pelit'in yaptığı gibi şiirin, kültürün üstüne kapanan metinler de çok. Ezra Pound'un...

Popülist bir şiir

SELAM Ey iyiden iyi kendinden emin İyiden iyi şımarmış nesil Güneş altında piknik yapan balıkçılar görmüşüm Onları pasaklı aileleriyle birlikte görmüşüm Bir ağız dolusu dişle gülümsediklerini görmüşüm Sonra duymuşum nezaketsiz kahkahalarını Sonra ben sizden daha mutluyum Sonra onlar benden daha mutluydular Sonra balıklar gölde yüzerdi Ve yoktu giysileri bile Ezra Pound Çev. Hakan Arslanbenzer, Atlılar (2), Mart-Nisan 2000, s. 6.

Popülist bir şiir

HALKÇILAR Bizler yeryüzünün saf gümüşüyüz,   İnsanın sahici maden filizi,   Can verdik bitimsiz denize:   Kale bedenine umudun:   Bir dakikalık gölge köreltmez bizi,   Hiçbir cançekişme bizi öldürmeyecek. Pablo Neruda

Popülist bir şiir

PARASIZ ve YATILI Mini etekli subay kızları, tenis oynar dalga geçerlerdi bizlerle bizler: mektebin taşralıları devlet pansiyonunda kalırdık, parasız ve yatılı. Bilgi yarışmalarının romansı sökmezdi başka yerde. Hafifletmezdi hafta sonlarının sıkıntısını piyasa saatleri bıçkın delikanlılar gibi Aşıklar Caddesi'nde. Yüreklerde kimliksiz bir tereddüt bakışlarda açlığa teşne yıllar; kalır utangaç bir hüzünle kentin orta yerinde şiir yazmaya giderdik kızlar üstüne. Kızlar; kurşuni ve sevdalara gebe. Şarap içer dans partilerine giderlerdi, otomobille. Yanlarında kolej takımından oğlanlar gülerlerdi geçerken; başımızı eğerdik önümüze. Ümit Aktaş Cennetten Düşüş , Beyan y., Haziran 1998, s. 22