Biliyorum, deyimin doğrusu şu tarz: "İki cambaz bir ipte oynamaz". Ne demek bu, demek ki hile yapmayı bilen ve birbirlerinin hilesini de bilen iki kişi karşı karşı geldiğinde mutlaka biri veya her ikisi için de problem çıkacaktır. Ama ben gene de bir cambaz iki ipte oynamaz diyorum. Bir göğüste iki kalp yaratmadık biz, der Kuranı Kerim. Yani annenizle karınız, kendi çocuklarınızla başkalarının çocukları sizin için aynı değerde değildir, karınız ve çocuklarınız size en yakındır. Bunu inkar etmeyin. Benim dediğim böyle bir şey değil. Daha ziyade, işle ilgili bir şey söylüyorum. İnsan hem savunmada hem hücumda olamaz. Hem zengin hem yoksul olamaz. Hem erkek hem dişi olamaz. Hem şair hem kalantor olamaz. Hem çok düzenli hem yaratıcı olamaz. Ve bu da işte başından beri benim en büyük problemim. İnsan hem güleryüzlü hem doğru sözlü olabilir. Bunu olamamak bizim kusurumuzdur. Hem görgülü hem bilgili olunabilir. Zordur ama mümkündür. Hem aşık hem sabırlı olmak da zor ama mümkün. Ama hem halkçı hem süper star olmak imkansız. Halkçı adam master da yapabilir çok tanınan biri de olabilir. Zengin veya sevimli de olabilir. Bunlar mümkün ama hem kamera karşısında hem halkın karşısında... o imkansız işte. Nefesini neye göre ayarlayacaksın, ey Fayrap yazarı, kararını ver artık. Tren değil ama yaya kervanı kalkıyor. Biz yürüyerek gideceğiz, sen Shop&Miles'ı dene.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...
Yorumlar
Yorum Gönder