Ana içeriğe atla

İki resmi dil, ama hangi ikisi?

Bir "İki Resmi Dil" sarası politik toplumu ve politik toplumun kıçının dibini tutmuş sözde sivil toplumu sarmış görünüyor. İki resmi dil olur, üç resmi dil de olur. Ama Türkiye'nin mevcut şartlarında Türkçe ayarında bir resmi dil daha çıkarabileceğimize inanmıyorum. 150 yılda resmi Türkçeyi zar zor yarattık, bir iki yıl içinde resmi bir başka dil yaratabileceğimize dair hiçbir işaret almıyorum. Kürtçe? Hangisi? Veya neden Terekemece olmasın? Azerice olmasın? Pomakça, Arnavutça, Boşnakça? Arapça yahut Çerkezce olabilir, de hangi Çerkezce. Karaçay Çerkezcesi olabilir mi mesela? Abhazca? İkinci resmi dil olursa, ancak süs olur. TBMM Resepsiyon Davetiyesinin ikinci sayfasında şudur budur demekten başka hiçbir hükmü olmaz. Kaldı ki bir başka resmi dil için enerjisini sarf edecek olan kim? Bunu savunan orospu çocuğu liberaller mi? Terekemecisini de söyleyebilirim bunun, pij liberal. Kürtçesini de deneyelim, en azından çocukluğumdan kulağımda kaldığı kadarıyla veledi zina liberalê! Ben hazırım, devleti aliyye de hazırsa iki hatta yirmi iki resmi dile geçebiliriz. Ben orospu çocuğu liberalin her yirmi iki dildeki karşılığını öğrenmeyi taahhüt ediyorum.

Yorumlar

  1. yorum süper ancak küfür olmamış, ha dersin ki ben ederim, özgürüm, eyvallah derim ama bunu demekte benim özgürlüğüm: bakış açısı, eleştiri tarzı süper ama küfür olmamış! madem bunu yazdım, neden olmadığını da açıklarım, inci sözlük'te yazan ve düşünebilen birisi gelir insanın aklına, hem nasıl okutacağız sevdiğimiz, saydığımıza!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Taraf, Radikal okuyarak zihni bulanmış İslamcı kardeşlerime

Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...

haydi! sokağa dön.

Dışarda başkaları var, içerde benden başkası yok. Evden çıkasım gelmiyor nefret ediyorum bu durumdan. Evden çıkası gelmeyen insan evde de birşey yapamıyor çünkü. Hakan abi “çok umutsuz zamanlarım da oldu şimdi iyimserim” gibi bir şey söylemişti. 71 doğumlu ama. 40 yaşında söylüyor bunu. Ben söyleyemiyorum. Umutsuzum. Kişisel bi beklentim yok. Mesele o değil. Umutsuzluğum başka şeylerden kaynaklanıyor. Manisa Gördes’te Mehmet Akif Ersoy okulunda öğretmenim. Salı hariç her gün okula gidiyorum. Çocuklara “eraeytellezi yükezzibü…” gibi şeyleri ezberletiyorum mesela. Ümitsizliğim bu yüzden. Bu böyle öğretilmez. Öğretmeyi de canım istemiyor zaten. Başbakan bir yerde çıkıp konuşmasına Türkçe besmeleyle başlıyormuş: rahman ve rahim olan Allahın adıyla. Böyle bir şey de yok. Besmelenin Türkçesi “bismillahirrahmanirrahim”dir. Dedem rahman ve rahim olan allahın adıyla lafından bir şey anlamaz. Ama besmeleden anlayacağını anlar. Ümitsizliğim bu yüzden. Başörtüsünden değil ama başörtülü insanlardan...

Jeep'e binmek, çizme giymek, dar pantolon ve tunik

Yolda yürüyorum, sadece yolda yürüyerek anlayabileceği bir sürü şey var insanın. Ümraniye-Nişantaşı arasındaki mesafeyi bir gün, bir kaç saat içinde katettiğinizde ya da Tunalıhilmi'den Keçören'e ya da Mamak'a doğru (Kızılay üzerinden gitmek suretiyle) yol aldığınızda göreceğiniz şeyler aklınızı ve kalbinizi biraz zorladığınızda sizi inanılmaz tespitlere ulaştırabilir. Jeep'e binmek, çizme giymek, dar pantolon ve tunik görebilecekleriniz içinden en çarpıcıları sadece. Dört ayrı zenginlik göstergesi, dört ayrı imaj.