25 Aralıkta iki bölüm halinde işleyeceğiz dersi. Bu nedenle geç gelinmemesi özellikle önemli. 16.00-16.45 ve 17.00-17.45 şeklinde katı iki ders saati yapıcam inşallah. Başka türlü olmuyor çünkü. Siz de mağdur oluyorsunuz. 16.45'te namaz ve sigara molası vereceğiz. Teneffüste sigara içmek de dünyanın en çelişkili işidir ya neyse. Birinci saat, Masal-Destan Farkı, ikinci saat Kahraman anlatılacak. Gelmeden Joseph Campbell'in Kahraman'ın Sonsuz Yolculuğu,Thomas Carlyle'ın Kahramanlar, Bilgin Saydam'ın Deli Dumrul'un Bilinci, İsmail Gezgin'in Masalların Şifresi, Mircae Eliade'ın Mitlerin Özellikleri, Vladimir Propp'un Masalın Biçimbilimi ve Folklor: Teori ve Tarih başlıklı kitaplarına bakabilirsiniz. Piyasada bulması zor kitaplar ama arayan bulur. Şart değil, ben zaten bu tür yazarlara kesin surette bağlı kalmadan, sadece birçoğundan açık kapalı yararlanarak anlatıyorum. Ama yararı mutlaka olur okumanın.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...

Yorumlar
Yorum Gönder