Biliyorsunuz bir buçuk ay önce Popülist Sinema programına başladık. Bugün Lütfi Akad'ın üçlemesinin son filmi Diyet'i izleyeceğiz. Fayrap'ın kapaklarından da biriydi Diyet filminin afişi. Üçleme bugün bittiği için Lütfi Akad ve bu üçleme hakkında genel bir değerlendirme, tartışma yapmak istiyoruz. Daha dışarı çıkan, dört duvardan da beyazperdeden de dışarı çıkan şeyleri konuşabiliriz bu film vesilesiyle. Göç meselesini konuşabiliriz mesela. Hatta bunu konuşalım. Diyet'i izleyelim. Gelin, Düğün, Diyet'i konuşalım, göç meselesini, Lütfi Akad'ı, derdini, derdimizi. Bugün (24 Şubat, Cuma) 18.00'da dernekte.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...
Yorumlar
Yorum Gönder