Hıyarın teki (ismini vermediği için bunun ne tür bir hıyar olduğunu bilemeyeceğiz, ah ne yazık) Erkan Oğur orda tevazu yapıyordu, Hakan Arslanbenzer gibiler bunu anlayamaz diye yorum bırakmış. Erkan Oğur otantik müzisyenlerden rol çaldığının idrakinde olacak kadar tuz yalamış bir adam. Bu tuzu kimin neresinde yaladığı başka konu. Durumunu söyleyerek hiç değilse dürüst oluyor. Bunu anlamayana da ya hıyar ya da İslamcı denir. Toplumun diğer kesimlerince de seviliyormuş Erkan Oğur. Biz ne Erkan Oğur'un seveni yoktur dedik ne de İslamcılar dışında kimse hıyar olamaz dedik. Her tuzum var diyene koşacak hıyar ve hıyartolar her kesimde mebzul miktarda mevcuttur. Erkan Oğur derken de sanki Sümmani'den söz edermiş gibi konuşmanın alemi yok. Erkan Oğur caz müzisyenidir ve memleketin bütün hıyarları da cazdan acayip anlar zaten. Fazıl Say'ın yanında neden göremiyoruz sizi. Baş hıyarınız o değil mi?
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...

Yorumlar
Yorum Gönder