Bununla ilgili gördüğüm bir şey var. Peygamber efendimizin hayatındaki sarsıcı hadiselerden biri. Efendimiz, Kureyş'in ileri gelenlerine İslam'ı anlatırken gelip "Allah'ın sana öğrettiklerinden bana da öğret," diyen gözleri görmeyen Abdullah İbn Mektum'la ilgilenmez . Kendilerine özel muamele bekleyen bu zevatı ikna ederse İslam'ın kazancının büyük olacağını düşünen Peygambere uyarı mahiyetindeki ayetler gelir: Abese ve tevella! Arif olan için -bir peygamber- ağır ifadeler. "Surat astı ve yüz çevirdi. Amanın kendisine gelmesinden dolayı. Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek. Sen, kendini müstağni görene yöneliyorsun." Ayetler ona olduğu gibi bize de geldiğine göre, seçkinciliği, neyin seçkinlik olduğunu, yüzümüzü nereye çevirdiğimizi bir de böyle düşünmek gerek.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...
Abese suresinin yeni çıkan ve kahir ekseriyeti Muhammed Esed biçiminde olan üç ciltlik bir meal tefsirde bildiğimiz bu yorumun dışında yorumlanarak (haşa) Hz.Peygamber üzerinden bir seçkincilik üretilmeye çalışıldığını söyleyebilir miyiz? Yahut İslami liberalizmin teorisini kurmak için can siperane gayret sarfeden bilimum aydın ve teologlarının da bir bakıma hegemonik yapının dilini ed-din dili üzerinden üreterek yani onu tahrif ederek tahakküm kurmaya çalışmalarını?
YanıtlaSil