Yüzde yüz. Ama tamamı halktan oluşan, seçkinleri de halktan olan yahut halkçı olan, ama bunun dışında hiçbir silahı, vasıtası, ortamı olmayan bir millet. Cezayirliler Fransızca, Pakistanlılar İngilizce konuşur yahut konuşulanı anlar. Türkçe, Arapça, Farsça gibi dünyanın klasik dilleri arasında özel bir yeri olan, evrensel 3 dilden herhangi biri İslamların anlaşma dili değil. İslamın resmi temsil seviyesi yok. Hiçbir devlet, hiçbir kurum İslamı açıkça temsil etmiyor. İslamın anadili kuşdili, yaşama alanı ev ve sokaktan ibarettir. İslam zaten bir halk dinidir. Seçkinlere ancak halka hizmet ettikleri ölçüde yer veren bir dindir.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...
Yorumlar
Yorum Gönder