18 Aralık 2010 Cumartesi

Fayrap'ta popülist kültür yazıları

Hem Fayrap'ın biraz rutine binmeye başlaması hem de Popülist Kültür Derneği çalışmalarının ifadesini bulma gereği nedenleriyle Fayrap'ta Popülist Kültür yazıları yayımlamaya başladık. Göbeğe piercing solcuları ve Armine eşarp İslamcıları için Popülist Kültürün rahatsız edici olduğunun farkındayız. Bunun bir hafriyat olduğunu herkes anlıyor çünkü. Zaten yapılacak iki iş vardı, arşiv-arkeoloji ve hafriyat. Arşiv yerine hafriyatı tercih ettik. Bunda postmodern bir karmaşa içinde yaşadığımız bilincinin veya göstergesinin payı var elbette. Bir de bozmanın ilk elde yapmaya göre daha işlevsel olmasının; zaten yapılmış olanı bozmadan yeniden yapılamayacağının. İki taraf var bugün. Hatta üç taraf. Akademik kıl yün birinci taraf. Gerçek günlük hayat ikinci taraf. Politik Lig, hatta ligler üçüncü taraf. Bazen birinci, bazen üçüncü taraftan buraya taşlar gelecek; bizden ise hafriyatın neden olduğu bol miktarda mıcırlar o taraflara kaçacak ister istemez. Bu üç tarafın birbirinden sık sık kopmasına karşı, biz üçünü bir arada tutan bir bakış makinesi yapma gayreti içindeyiz. Burada Antonio Gramsci adını sıklıkla telaffuz etmemizin de aslına bakılırsa tek nedeni bu. İtalyan Komünist Partisi'nin 1930'lardaki düşünce ve deneyimlerine özel önem verdiğimizden değil, Gramsci bu üçlü kopmayı giderme çabası gösterdiği, yani 30'larda kalmadığı için onunla teşriki mesaimiz var. Gramsci'den aldığımız hemen hemen tek şey budur. Farklı kadrajlara sahip farklı olgusal yahut söylemsel resimlerin yerine, tek bütün gerçek resim için kafa yormak.. Amaç bu.

Farklı kadrajlar daha net görünüyor. Yani göbeğe piercing solcuları veya Armine eşarp İslamcıları yahut da Boğaziçi Amerikan Üniversitesi akademikerleri belli bir olayı veya durumu kendi grup çıkarları açısından (ideolojik olarak) çok net algılayıp karşıt gördüklerine düşmanlık arz edebilirler. İşte AK Parti hükümeti gercidir, bitti. Bu politik tek renk baskı giderek algı ve düşünce üzerinde bir baskıya dönüşüyor. Farklı renk ve figürlerin inkarına neden oluyor. Sarı lacivert çubuklu forma siyah beyaz gibi görünüyor. İdeoloji çoğu zaman olduğu gibi gene düşünmeye engel oluyor. Ya da CHP halktan kopmuştur, elittir, o kadar. Bunun mesela toplu işten çıkarmalarla ne ilgisi var? 2009 Global Krizi bahane edilerek 10 binlerce insan işten çıkarıldı. Hükümet işe alımları kolaylaştırmak için patronlara destek verdiği halde böyle bir durum oldu ve Başbakan patronlara karşı açıklama yaptı. Önlem alması gerekirken açıklama yapması bir anlam ifade etmez. Yüreklere su serpmek, sempatik sözler söylemek, popülist aksiyon olmadan popülist söylem ev kirasını ödemeye yardımcı olmaz. Ama İslamcılıktan bakınca bu görülmez. Solcular İslamcıları, İslamcılar solcuları yenmek için mücadele ettiği sürece bu durum değişmeyecektir. Bunun ikisinden birini ötekine tercih etmeme hakkını (halk çoğunluğu gibi) bizler de kullanmalıyız ve bunu başkalarına da anlatmalıyız. Bunun yanında akademisyenlerin kendi matematikleri içinde sıkışıp kalması ve sürekli soyut işlem yapmaları yanlış bir şey olmamakla beraber, işlevi bakımından mevcut düzeni kuvvetlendiren sıradan bir bilgi birikimi hadisesi olduğu da bilinmeli. Bizim yazılarımız politik tek taraflılığın veya akademik sofistikasyonun ötesinde, insanın esas var olma alanı olan günlük yaşam sahasını merkezde tutarak diğer iki alana referanslarla yazılacak şeylerdir. Fayrap'ın Kasım ve Aralık sayılarında buna başladık. Bundan sonra daha gelişerek bu devam edecek inşallah. Burada Bilim-Kültür-Politika arasında bir iç içe geçme yaşanması gerekiyor. Bunları birbirinden koparmışlar Modernizm içinde. Postmodern karmaşa ve kafa karışıklığının bir yararı bununla ilgilidir. İnternet bilgisiz insanların konuşmasına yol açtığı oranda "bilgi" dediğimiz birimin veya verinin hayattan kopabildiğini görme imkanımız oluyor. Ufak at da civciler de yesin, durumu var burada. Emo solcuları veya Saray muhallebi İslamcıları da yiyecek yani. Hafriyatın etrafa saçtığı mıcırları yemeyin yeter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder