13 Aralık 2010 Pazartesi

Üniversiteden bana ne?

Zaten sevmem. Arada bir gitmişliğim var o kadar. Üniversitenin topluma nispi yararını kabul etsem de genel olarak halkın baskı altında tutulmasının memurlarını yetiştiren kurumlar olarak görüp geçerim. Üniversitede şiddet olmuş, öğrenciler vekile yumurta atmış bana ne? Bir olay veya binlercesi, saf halleriyle beni pek ilgilendirmiyorlar. Önceki notta yazdığım gibi, üniversiteye uğradığım zamanlarda kendim gibi arkadaşlarımı da şiddetten uzaklaştırmaya gayret etmekle yetindim. Ama olayların ötesi var. Bu şiddet övgüsünün ucu halka dokunacak. Çünkü bunlar sadece uluslararası bir siyaset operasyonunun göstergelerinden ibaret. Sol kendisi yeniden, yeni bir ufuk etrafında örgütlenmeyi başaramadığı için, mesela CHP yıllardır AK Parti hükümetini halkı inandıracak şekilde eleştirmeyi başaramadığı için uzmanlar yeni bir ufuk değilsi bile yer yer konular buluyorlar. Sol kendi iddiaları, önerileriyle değil sol hissiyata sahip insanları kaynaştıracak bazı konu ve anlık olaylarla bir araya getiriliyor. Şiddet soluyla CHP uzun aradan sonra aynı paragrafta bir araya geldi. Bu bir dönüm noktası olacak. İki sene daha geçsin. Solcular güzeldir, solcular iyidir meselesi olmadığı o zaman daha belirginleşir. Ben CHP-AKP kavgası olabileceğine inanmıyorum. İşte en büyük kavgaları Cumhurbaşkanlığı seçimleriydi, noldu ki, bizi enterese eden enteresan hiçbir şey olmadı. Baykal'ı uçurdu sistem bunun üzerine. Yerine koyduklarına bak. Baykal mevziyi biliyordu. Bunlar her tür manevraya açık. Ecevit gibiler. İflas, şiddet ve mağlubiyet hissi çıkar bundan, başka bir şey çıkmaz. Beni ilgilendiren bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder