27 Aralık 2010 Pazartesi

Popüler siyaset versus popülist siyaset

AKP popüler mi popülist mi? Bu noktada şöyle bir yanlış kanı yaygın. Kitle partilerinin öncelikli amacı toplumun olabildiğince çok sayıda kesiminden oy toplamak yani popüler hale gelebilmektir. Bir partinin popülerliği aldığı oy oranından anlaşılabilir, ki bu anlamda AKP’nin popülerliği ortadadır. Fakat popülizmi çokça şüphelidir. Neo-liberal iktisat politikalarını savunan pek çok Batı Avrupa partisine siyaset bilimi literatüründe neo-popülist denebilmesi de, ancak popülizmi kemiksiz bir oy toplama çabasına indirgemek yoluyla mümkün olabilmektedir. Halbuki popülerlik kazanan partilere ancak popüler parti denebilir. Bu partilere popülist ya da neo-popülist demek, halka dayanma-halkı temsil etme ayrımını gözden kaçırmak anlamına gelmektedir. Oyunu almakla temsil etmenin arasına kalın bir çizgi çizmek, ancak “halkın çoğunluğu”nu milliyetçi, otoriter, asker, faşist vs. olarak kurgulayan bir politik tahayyülden bakıldığında gereksizleşebilir. Yani bir partinin oy alabilmek için verdiği mesajla “halkın ideolojisi”nin örtüştüğü, daha doğru bir ifadeyle ilkinin ikincisini kapsayabildiği durumda. Halbuki halkın ideolojisi, dünya görüşü, hayata bakışı; tarihte, dilde, kültürde derin kökleri olan, belki oy alacak kadar atıf yapmanın kolay olduğu, fakat kuşatılması zor karmaşık bir yapıdır. Belki de en büyük yanılgı AKP’nin halkı yanılttığı, kandırdığı, bu yolla elinden oylarını aldığı düşüncesidir. Halbuki durum daha çok, etkin bir fail olarak halkın, oylarını, ayrıntılı işleyişini AKP’nin de bilmediği bir “halk mantığı” uyarınca AKP’ye vermekte karar kılmış olmasıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder