1 Şubat 2011 Salı

Bipolar ya da manik depresif bozukluk

Mani ve depresyon atakları şeklinde ortaya çıkan, adından da anlaşılacağı gibi iki uçlu bir hastalıktır. Kişinin duygulanımı mani dönemlerinde neşe, depresyon dönemlerinde umutsuzluk ve çöküntü ile ifade edilebilir. Psikiyatrik pek çok hastalık gibi manik depresif bozukluğunda sebebi tam olarak bilinmiyor. Genetik geçişi konusunda yapılan araştırmalar bipolar bozukluğun genetik geçişi en yüksek hastalık olduğunu gösteriyor. Ailenin bir üyesinde manik depresif bozukluk varsa diğer üyelerde de yüksek ihtimalle vardır ya da olacaktır gibi algılayabilirsiniz bu durumu. Beyinde hücreler arası iletiyi sağlayan kimyasal maddelerin taşınmasında veya düzeylerinde ortaya çıkan değişikliklerin hastalığa sebep olabileceğine dair bir tez var (sebepten çok sonuç gibi görünüyor). Bunların hepsi bilimsel, istatistiki dolayısıyla itibari açıklamalar. 12 Şubatta gerçekleştireceğimiz Popülist psikoloji dersimize giriş olsun diye yazdım. Konumuz Bipolar bozukluk. Biz, bugüne kadar yaptığımız gibi, bu rahatsızlığın tarihsel, sosyolojik ve kültürel alt yapısını kurcalamaya, "hastalığın" tedavi sürecinde hastaya nasıl yaklaşıldığına ve ne önerildiğine bakmaya ve bu önerilerin neye denk geldiği üzerinde durmaya çalışacağız. Tasavvufta manya ve depresyon durumlarının karşılığı sayabileceğimiz kabz ve bast hallerinin de dersin içeriğine dahil olacağını ekleyelim. Kurt Vonnegut, Edgar Allan Poe, Shelley, William Faulkner, Ralph Waldo Emerson, Charles Baudelaire, Charles Dickens gibi ünlü sanatçıların da bipolar olduğu söylenir. Batılı ünlü isimlerin böyle psikiyatrik rahatsızlıklarla anılması bizde de bir hastalık merakı yaratabiliyor zaman zaman. Sağlık iyidir. Sağlıklı olmak iyidir. Allah herkese sağlık ve şifa versin.

Devamı için derneğe lütfen!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder