9 Şubat 2011 Çarşamba

Dexter Morgan'ı neden sevmeliyiz?

Bir arkadaşım geçenlerde Dexter'ı izliyor musun? diye sordu. Evet. Evet Dexter'ı severek izliyorum. Niye seviyoruz Dexter'ı? dedi arkasından. Dexter'ı sevmemin sebepleri üzerine düşünmeye başladım sonra. Dexter bir seri katil. İnsanları hem de hiçbir şey hissetmeden öldüren bir seri katil. Tanıyanlar bilirler söz konusu kurbanı değilse karıncayı bile incitmez. Dexter Morgan; Miami Metro Polis Departmanı için çalışan Adli Tıp Kan Analiz Uzmanıdır. Üvey babası Harry Morgan onu annesinin öldürülüp atıldığı konteynırın içinde abisiyle ve cesetle birlikte aç ve susuz bir halde bulur. Büyüdüğünde Dexter'ın içindeki öldürme güdüsünü keşfeden Harry onu sadece katilleri ve kanundan bir şekilde kaçmayı başaran katilleri öldürmeye yönlendirir. Yaşaması için ona hayatın ve seri katilliğin bütün kurallarını öğretir. Harry Morgan artık hayatta olmamasına rağmen Dexter'ın içinde bir alter ego yani ikinci benlik olarak yaşamaya devam ediyor. Dexter'ın hayatta kalması içindeki Harry sayesinde. Babalarımızın ya da bizi yetiştiren insanların sesleri hep içimizde bir yerlerde değil midir zaten?
Dexter'ı bir seri katil olduğu halde neden sevmemiz gerektiği konusuna geri dönecek olursak, bir dizi film olarak çok güçlü bir dramaya sahip olmasının ötesinde Dexter karakterinin derinliğinden ve gelişiminden söz etmemiz gerekir. Dexter bir seri katil değil bir intikam hikayesidir. Annesinin kanında bir kaç gün geçiren bir adamın patalojisinin yöneldiği yer önemli. Dexter her cinayetinde annesinin katilini öldürüyor aslında. Bu öldürme güdüsünü durduramıyor, çünkü annesiyle karşılaşma imkanı ya da annesinin, intikamının alındığını görme ihtimali yok. Yakalanmamak konusundaki hüneri ve çift karakterli (insanlara karşı başka kendi içinde ve cinayet işlerken başka) bir hayat yaşıyor olması da Dexter'ın travmasının asla sona ermemesine sebep oluyor. Travmatik ya da patalojik gibi laflar edilebilir Dexter için ama bu ona herhangi bir kahramandan farklı bir algıyla bakmamızı gerektirmez. Öyle bakacak olursak Dexter'ın mazlumla zalimin hikayesi olduğu gerçeğini kaçırırız. Klasik kahraman algısına ilk bakışta pek uymasa da aslında bir kahraman Dexter. Pek çok kahramanlık hikayesinde rastlayabileceğimiz bir kadın teması var bir kere. Clint Eastwod filmlerinde sıkça rastladığımız türden bir tema. Annesiyle başlayan sonra başka bir kadınla, sonra karısıyla bu sezonda ise tecavüze ve işkenceye maruz kalmış bir kadınla devam eden bir kadın teması. Kadınlar için öldürmeye devam ediyor. Öldürülen kadınlar için, öldürülmeye teşebbüs eden kadınlar için, tecavüze ve şiddete maruz kalan kadınlar için. Çocuklarla ilişkisi aşırı derecede sağlıklı bu da öldürme isteğinin yalnızca kötülük karşısında açığa çıktığının tam kanıtı. Yeni sezonda Harry Morgan'la (babası yani alter egosu) çatışmalı bir ilişki yaşamaya başlaması hayatını kurtardığı tecavüze uğrayan kızla herkesten sakladığı taraflarını paylaşacağına dair belirtiler Dexter'ın travmasının başka bir yöne evrileceğini ve karakterin gelişeceğini gösteriyor. Karakter gelişimi nasıl olacak ve nasıl tamamlanacak bilmiyoruz ama Dexter bir kahraman. Herşey bir kenara Dexter'ı yalnızca bunun için bile sevebiliriz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder