5 Şubat 2011 Cumartesi

Derneğe gelmek istiyorum ama korkuyorum

Bunu çok sık duymaya başladım. Derneğe gelmek istiyorum ama bana kızanlar olur diye korkuyorum abi. Derneğe gelicem ama sizden çekiniyorum abi. Derneğe gelicem ama nasıl karşılanacağımı bilmiyorum. Böyle şeyleri iyi anlıyorum, öncelikle bu konuda herkesi temin etmek isterim. Yapı itibariyle çekingen bir insan olduğum için ben de yeni bir yerin kapısını açmakta zorluk çekerim çoğunlukla. Üstelik de adıyla, eylemiyle asabiyet yaratan bir adamla karşılaşacaksam başıma durduk yerde bela gelmesini istemem. Bir kere genç bir arkadaşın ricasıyla Ankara'da bir vakıfta Dücane beyin konuşmasına gittim. Arada modern şiirle ilgili bir şey söyledi, ben de farkında olmadan "Ama şey" deyiverdim. Dücane Cündioğlu iyi bir fırça atıp susturdu beni. Konuşma bittikten sonra beni davet eden arkadaşa teşekkür edip sessizce çıkıp gittim vakıftan. Bir gün Cahit Koytak'a mektup yazasım geldi, "Dostluğumuz eskidir" diye başlayan, hangi şiirlerini sevdiğimle devam eden bence çok sevimli, ve son derece saygılı bir mektuptu ama Cahit Koytak'tan tehdit gibi bir cevap aldım. Önce kendimi tanıtmalıymışım filan. Cahit Koytak'tan hala çok korkuyorum. Kendimi nasıl tanıtayım bilmiyorum. Ben sanmıştım ki şiirlerini severek okumam dostluk için yeterlidir. Hakan ve Arslanbenzer, 1971 Kars, şair... filan olmam başka konudur. Ki bu konularda emek sahibi bir insanım, ne bileyim. Cahit Koytak denince ödüm kopuyor ve nereye saklanacağımı bilmiyorum.

Ben daha beterim, bunun da farkındayım. Ama dernek dediğimizde iş değişiyor. Şair olarak, siyasetçi olarak işgal ettiğim yer çok küçük. Bu daracık pozisyonda rahat iletişim kurma becerisini de çok iyi sergileyemediğimin bilincindeyim. Ama sokakta, evde, dernekte yani rolümün dışında, geniş alanda rahatlıyorum. Cahit Koytak bir şair ağabey olarak çıkmıştı karşıma. Herhangi bir Müslüman olarak çıksaydı belki çok güzel bir konuşmamız olacaktı. Demek ki, şiirle geldiğinizde içinde bulunduğum sıkışık alan beni belli tavırlara hapsedecek ve belki sizin canınızı sıkacağım. Ama popülizm başlığı altında durum tam tersi, hem düşüncenin yapısı itibariyle hem de popülizm kimsenin malı değil. Korkmaya, çekinmeye gerek yok yani. Başkalarından çekiniyorsanız bir şey diyemem. Gelip gittiğinizi kimseye ihbar etmiyoruz sonuçta. Bunu siz kendiniz takdir edersiniz. Toplantılar oluyor, herkes istediğini söylüyor, ben de sen de söylüyoruz, uzlaşmamız şart değil. Tek uzlaşmamız gereken konu halka yani yaşayan çoğunluğa karşı hüsnüniyettir. Seçkinciye de kapı açık, liberale de.

Ayrıca karanlıktan korkulur. Şiir biraz karanlık. Popülizm güneşli.

2 yorum:

  1. Bazı insanlar sert mizajlı oluyor işte. Bazılarıda bu sert mizajlı insanlarda çekiniyor. Popüler kültüre uynamayn insanlar:
    birincisi popüler kültüre ayak uyduramayanlar ikincisi popüler kültürden korkan insanlar üçüncüsü ise popüler kültürü sevmeyen insanlar
    ....
    Kültür olayı zor iş...

    YanıtlaSil
  2. Dücane hocanın olduğu toplantının ardından hocam o çıkıştığınız Hakan Arslanbenzer'di demiştim. Hadi ya neden söylemediniz ayıp oldu. Dinleseydik demişti :))

    Çokca selam..

    YanıtlaSil