Ana içeriğe atla

Küçük İskender'in çanağı

Küçük İskender gümüşlük akademisinde yaratıcı şiir atölyesinin konuğu oluyormuş. Ne hoş haberler öyle değil mi? gümüşlük akademisi, konuk, iskender, şiir, atölye, kebap... Bir kelime bir işlem diye bir yarışma vardı trt de ben çocukken, yanılmıyorsam yakın zamana kadar da vardı. Şimdi kelimeleri ard arda sıralarken aklıma o yarışma geldi. Bu adamlar bir bankonun arkasında durup böyle kelimeler uyduruyorlar heralde, uydurdukları kelimeler neyi getiriyorsa onları alıp götürüyorlar. Fantastik bir şey doğrusu. Fantastik olduğu akademiden belli, hayali bir ada kurmuşlar kendilerine, ekoloji falan da var lafları arasında. 15 yaşından başlayan 21 hadi bilemedin 22'yi pek de aşamayan bir hayran kitleleri bile var. Bu yaş grubundaki insanların belli şeylere karşı hayranlık geliştirmeleri kadar normal bir şey yok, bu neredeyse doğa kanunu gibi bir şey. Asıl mesele buna tutulan çanak.

Bu konu sadece Küçük İskender'le de sınırlı değil. Her grubun, her çevrenin, her ideolojinin çanak tutucuları mevcut. "Hayranlık duyulacak işler yapmanın", oluşan hayranlığa çanak tutmanın en basit getirisi fazlaca şişmiş bir egodur. Hayranlık her durumda hayran olunanın konrol edebileceği, sınırlarını belirleyebileceği bir şey olmayabilir ama buna çanak tutmak yada tutmamak herkesin elinde. "Yaratıcı şiir atölyesiyle", kendi kendine kaldığında, bunu başardığında, dalga geçmeyecek bir Küçük İskender getirin bana şairlikten hiç nasibi olmadığını söyleyivereyim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Taraf, Radikal okuyarak zihni bulanmış İslamcı kardeşlerime

Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...

haydi! sokağa dön.

Dışarda başkaları var, içerde benden başkası yok. Evden çıkasım gelmiyor nefret ediyorum bu durumdan. Evden çıkası gelmeyen insan evde de birşey yapamıyor çünkü. Hakan abi “çok umutsuz zamanlarım da oldu şimdi iyimserim” gibi bir şey söylemişti. 71 doğumlu ama. 40 yaşında söylüyor bunu. Ben söyleyemiyorum. Umutsuzum. Kişisel bi beklentim yok. Mesele o değil. Umutsuzluğum başka şeylerden kaynaklanıyor. Manisa Gördes’te Mehmet Akif Ersoy okulunda öğretmenim. Salı hariç her gün okula gidiyorum. Çocuklara “eraeytellezi yükezzibü…” gibi şeyleri ezberletiyorum mesela. Ümitsizliğim bu yüzden. Bu böyle öğretilmez. Öğretmeyi de canım istemiyor zaten. Başbakan bir yerde çıkıp konuşmasına Türkçe besmeleyle başlıyormuş: rahman ve rahim olan Allahın adıyla. Böyle bir şey de yok. Besmelenin Türkçesi “bismillahirrahmanirrahim”dir. Dedem rahman ve rahim olan allahın adıyla lafından bir şey anlamaz. Ama besmeleden anlayacağını anlar. Ümitsizliğim bu yüzden. Başörtüsünden değil ama başörtülü insanlardan...

Jeep'e binmek, çizme giymek, dar pantolon ve tunik

Yolda yürüyorum, sadece yolda yürüyerek anlayabileceği bir sürü şey var insanın. Ümraniye-Nişantaşı arasındaki mesafeyi bir gün, bir kaç saat içinde katettiğinizde ya da Tunalıhilmi'den Keçören'e ya da Mamak'a doğru (Kızılay üzerinden gitmek suretiyle) yol aldığınızda göreceğiniz şeyler aklınızı ve kalbinizi biraz zorladığınızda sizi inanılmaz tespitlere ulaştırabilir. Jeep'e binmek, çizme giymek, dar pantolon ve tunik görebilecekleriniz içinden en çarpıcıları sadece. Dört ayrı zenginlik göstergesi, dört ayrı imaj.