Düzce merkezde çalışan bir öğretmen. Kırkına varmış olmalı. Tatile gelmiş. Hoş geldin, dedik. Geçtik kahveye, çay içeceğiz. Havadan sudan derken "Sadık hoca, sen ne düşünüyon bu açılım konusunda" diye sordu. Daha önce başka konularda bikaç kelam ettik diye sormuş olmalı. Ne diyeceğimi bilemedim. Söyleyecek sözüm olmadığından değildi bilemeyişim. Konuşursam anlaşılır mıyım diyeydi endişem. Konuşmamayı vebal saydım o an. Aklımın erdiği, dilimin döndüğünce bikaç söz edebilirim, dedim. Mehmet Akif'ten öğrenmiştik nasılsa. Konuşabilirdim, konuştum. İşte Mehmet Akif, Düzyazılarında ayrılıkçı hareketlere özellikle dikkat çekiyor. Bu düşmanın bir taktiğidir diyor, falan... Adam (tam bir devlet memuru, hükümet memuru desek daha iyi), "Ben Akif Makif bilmem kardeşim, herkes yerini bilmeli, ayrışmalıyız" demesin mi? (Cümleyi aynen naklediyorum.) Şaşırmadım, çünkü konuşsam mı konuşmasam mı diye endişe duymam bu yüzdendi, pişman da olmadım, iyi ki konuştum diyorum demesine ama mürekkep yalamış, öğretmen diye bura gibi yerlerde halkın sözüne itibar ettiği insanlar nasıl böyle düşünebilir diye üzüldüm doğrusu.
Üstelik kalkıp acaba neden Kürtçe konusunda fetvayı cevaz vermiyoruz diye üstümüze geliyorlar. 1. Kürtçenin resmi dil olması teknik olarak imkansıza yakındır. 2. Şart da değildir; bir katkısı olmayacaktır. 3. Kültürle veya sivil alemle hiçbir ilgisi yok, direkt olarak Türkiye-Avrupa gerginliği tarihinde bir momentumdan ibarettir. Tasfiye veya Hece dergilerini çıkaranların bunları anlayacak zihin açıklığı ve dürüstlüğe sahip olmadığı belli, siz dinleyin bari. Söylediklerimin ulusalcılıkla, Türkçe meftunluğuyla bir ilgisi yok. Kürtçe birçok insanı şu veya bu nedenle rahatsız edebilir. Beni etmiyor. Kürtçeye birçok insan şu veya bu nedenle sempati besleyebilir, ben beslemiyorum. Çocukluk atmosferimde işitmeye alışık olduğum dillerden biri olduğu için Kürtçe bana doğal geliyor, hepsi bu. Doğal ve yörel. Dolayısıyla da neden Kürtçe'yi yüzlerce diğer yörel dilden ayırdederek savunmam yahut övmem gerekiyormuş, anlamıyorum. Sivil olarak anlamıyorum yani. Sivil hayatta, Terekemece veya Kar...
Yorumlar
Yorum Gönder