21 Temmuz 2010 Çarşamba

Elit demokrasi, halk demokrasisi

İslamcılarla liberallerin ciddi kısmı elitisttir. İslam'ın veya demokrasinin halka bırakılamayacak kadar elitlere layık olduğuna inanırlar. Teorik olarak anlaşılabilecek, hoş görülebilecek, hak verilebilecek veriler sunarlar.  Fakat pratikte halktan esirgeme üzerine kurulu bir düzeni işletme sevdasındadırlar. İşte, biz İslamcıyız, İslam'ı daha güzel yorumluyor ve yaşıyoruz, dünya malı da bizim olmalı. Halkın kalitesizliğinden, yeterince Müslüman olmayışından sıklıkla söz ederler. Yahut, biz liberaliz, okuduk yazdık, en rahat, en serbest biz yaşamalıyız. Popülist bunu yutmaz.

Herkesin ne olduğuna karar verme ve gereğini yerine getirme hakkı var. Türk halkı Hıristiyan ya da Ateist olmaya karar verirse, bunu beğenmesek de en fazla yapabileceğimiz bunun dışında kalmak, öte yandan gene halkın zararına olabilecek işlerden imtina etmek ve fikirlerimizi söylemektir. Namazı bıraktı diye arkadaşımızı terk etmiyor isek, bizim kafamızdaki gibi düşünmüyor, hissetmiyor veya yaşamıyor diye çoğunluk halkı da terk edemeyiz, ona karşı saf tutamayız, aleyhinde iş çeviremeyiz. İslamcıların ve liberallerin ihaneti, Batılılarla işbirliği yapmaları bu şekilde oluyor biliyorsunuz. Türkiye'de anlaşılmadım, devlet ve millet bana yan çizdi, beni kovaladılar, beni sevmiyorlar... O halde beni kabul edene gideyim. Olay budur. Bu büyük bir yemdir, geri çevirmek zordur. Batılılar bunun üzerinden Türk halkının hakkını gaspedebiliyorlar. Zenginler, aydınlar, yöneticiler ve dindarlar, sanatçılar... yani toplumun seçkinleri onda dokuz satılmıştır. Popülizmin düşmanlarıdır, halkın düşmanlarıdır. Oyunun kuralına uymak zorunda hisseden, çıkarlarını sağlama almak için, her insan teki popülizmin düşmanıdır. Oyun bizim oyunumuz değil. Ama burası bizim evimiz, memleketimiz. Buradan vazgeçerek kazanılacak her imkana, hayata, pozisyona lanet olsun. Kendimizi halka gömelim. Halk sudur topraktır hava ve rüzgardır. Halkın içinde kalalım. Yıldızımız parlamasın. Demokrasi budur. Halkın çoğunlukla istediklerinden oluşan bir şeydir. Onun onda birini alabiliyorsak onunla yaşarız. Yüzde birini alabiliyorsak onunla yaşarız. Ama demokrasinin ne olduğuna biz karar veremeyiz. Vermemeliyiz de. Popülistler dışında herkes halk adına konuşur. Popülistler nerede susmaları, saygı göstermeleri gerektiğini bilirler. İyiliği emredebiliyorsan emredersin, kötülükten sakındırabiliyorsan sakındırırsın. Ama onun dışında halkın ne olup ne olmadığına sen karar veremezsin. Halk yürür, sen yürürsün. Halk durmaz, sen durabilirsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder